Falcılık ve Fal Kafe İşletmek 677 Sayılı Kanun Kapsamında Suçtur!
Türkiye’de son yıllarda popülerleşen “fal kafeler” ve sosyal medya platformları üzerinden yapılan tarot, kahve veya el falı uygulamaları, birçok kişi tarafından eğlenceli bir uğraş olarak görülse de, hukuki açıdan ciddi yaptırımlara tabi faaliyetlerdir. Bu tür uygulamaların yasaklanmasının temel dayanağı, 30 Kasım 1925 tarihli 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Kapatılmasına Dair Kanundur. Kanun, yalnızca dini kurumların kapatılmasını değil, aynı zamanda falcılık, büyücülük, muskacılık ve üfürükçülük gibi doğaüstü iddialara dayalı faaliyetlerin de hukuki olarak yasaklanmasını öngörmektedir.
Kanunun birinci maddesi, “falcılık, büyücülük ve nüsha hazırlama gibi unvan ve sıfatların kullanılmasıyla bu işlerin yapılmasını” açıkça yasaklamaktadır. Bu hüküm, falcılığın sadece inanç veya eğlence amaçlı bir faaliyet olmadığını, aynı zamanda toplumu yanıltma ve sömürme potansiyeli taşıyan bir eylem olarak değerlendirildiğini ortaya koyar. Bu nedenle, fal kafe işletmek veya ücret karşılığı fal bakmak, Türk Ceza Hukuku kapsamında suç teşkil eder.
Fal hizmetinin ticari çerçevede sunulması, suçun mahiyetini değiştirmez. Mekânın ruhsatlı bir kafe olması, etkinliğin “kişisel gelişim” veya “eğlence” adı altında yapılması, ya da falın “şov amaçlı” olarak sunulması, hukuken geçerli bir savunma oluşturmaz. Falcılığın temel unsuru, kişinin geleceğe veya bilinmeyene dair bilgi verdiği iddiasında bulunmasıdır ve bu iddia gerçekleştiğinde suç tamamlanmış sayılır.
Fal Kafe Açmak Suç Mu?
Son yıllarda Türkiye’de giderek popülerleşen “fal kafeler” ve sosyal medya üzerinden yürütülen kahve, tarot veya el falı uygulamaları, çoğu kişi tarafından eğlenceli bir uğraş olarak görülse de hukuki açıdan ciddi sonuçlar doğurabilecek faaliyetlerdir. Bu uygulamalar, Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk düzeninde 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Kapatılmasına Dair Kanun kapsamında açıkça yasaklanmıştır.
30 Kasım 1925’te yürürlüğe giren 677 sayılı Kanun, yalnızca tekke ve zaviyelerin kapatılmasını değil; aynı zamanda falcılık, büyücülük, muskacılık, üfürükçülük ve benzeri doğaüstü iddialara dayalı faaliyetleri de yasaklamıştır. Kanunun birinci maddesi, ilgili unvan ve sıfatların kullanılmasıyla yapılan hizmetlerin yasak olduğunu açıkça belirtir.
Bu düzenleme, falcılığı yalnızca bir eğlence veya bireysel inanç olarak görmeyip, toplumu yanıltma ve istismar potansiyeli taşıyan bir fiil olarak tanımlar. Dolayısıyla bir kişi, ücretli veya ücretsiz olsun, “geleceği bildiğini” iddia ederek fal bakıyorsa, suç oluşur.
Fal hizmeti ticari bir çerçevede sunulsa bile suçun niteliği değişmez. Mekânın ruhsatlı bir kafe olması, fal hizmetinin “eğlence” veya “kişisel gelişim” adı altında sunulması hukuken geçerli bir savunma olarak kabul edilmez. Mahkemeler, falcılığın özüne bakarak, bu tür faaliyetleri kanun kapsamına alır.
Bu fiili işleyen kişiler, en az üç ay hapis ve adli para cezası ile cezalandırılır. 677 sayılı Kanun, Anayasa’nın 174. maddesi uyarınca inkılap kanunu statüsündedir. Bu statü, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) veya cezanın ertelenmesi gibi uygulamaları engeller. Yani mahkeme, sanığı doğrudan suçlu bulur ve sabıka kaydı oluşur.
Cezai Yaptırımlar ve HAGB Uygulaması
677 sayılı Kanun kapsamında, bu fiili işleyen kişiler hakkında en az üç ay hapis ve adli para cezası uygulanabilir. Kanun, Anayasa’nın 174. maddesi uyarınca inkılap kanunu statüsündedir, bu nedenle Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) veya cezanın ertelenmesi gibi uygulamalar mümkün değildir. Mahkeme kararı doğrudan hüküm doğurur ve sabıka kaydına işlenir. Bu durum, sanığın kamu görevlerine başvurusu veya resmi işlemlerinde önemli bir engel teşkil edebilir.
Dijital ve Sosyal Medya Üzerinden Falcılık
Günümüzde falcılık yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlı değildir. Sosyal medya platformlarında “online tarot”, “kahve falı danışmanlığı” veya “astrolojik enerji açılımı” adı altında sunulan hizmetler de kanun kapsamında suç teşkil eder. Mahkemeler, sanığın “astroloji danışmanı”, “enerji uzmanı” veya “spiritüel rehber” gibi nitelendirmeleri kullanmasını, suçu gizlemeye yönelik bir girişim olarak değerlendirir. Banka transferleri, mesaj kayıtları ve görüntüler, delil olarak kullanılabilir.
Falcılığın Yasaklanmasının Gerekçesi
Falcılığın yasaklanmasının temel gerekçesi, toplumsal istismarın önlenmesi ve akılcı devlet düzeninin korunmasıdır. İnsanların zayıf anlarını sömürmek, maddi ve manevi zarara yol açabilir. Cumhuriyet devrimi, bireyi “rasyonel yurttaş” olarak tanımladığından, falcılık gibi akıl dışı davranış biçimlerinin meşrulaşmasına izin vermez. Kanun, yalnızca dini hurafeleri değil, modern dönemde ortaya çıkan yeni hurafeleri de kapsar. Kahve falı, tarot veya “enerji terapisi” gibi uygulamalar da bu yasak kapsamındadır.

Yorum